Domatesli Tost; Çünkü Ben Buna Değerim

Sabah sabah kimseyi şöyle uzun bir kahvaltı yapmaya özendirmek istemiyorum. Hafta içi kahvaltıları, sindirmek için yapılmıyor çünkü. Ne bileyim, daha çok bi' görevmiş gibi.

Birkaç gündür canım kuru domates istiyor, ama üşengeç olduğum için domatesleri bir türlü kullanıma hazır hale getiremiyorum. Aylardır bir köşede kurumaya devam ediyorlar. Sonunda dün silkelenip kurularıma kavuştum ama. Kuru domatesleri mini mini doğrayıp bir kavanoza koy, üzerine zeytinyağını boca et ve sabahı bekle.


Ben beyaz peynirli tostu kaşarlı tosttan daha çok seviyorum; Edirneli olmamdan sanırım. Peynir yemeye bize gel, anlarsın. Hele ki peynir sürülecek kadar yumuşaksa! Babam sağ olsun, bize hep dünyanın en yumuşak peynirlerini alıyor.

Bu kısmı kendim yapmış gibi anlatmayacağım; çünkü sabahları uyanmam gerekenden bir saat önce uyandığım için bana kahvaltı hazırlayan bi' sevgilim var. Karşılıklı anlaştık da. Her iki dilime de peynir sürüp biraz zeytinyağından da katarak kuru domatesleri dilimlerin arasına yerleştiriyorsun. Hop, bas tostu gitsin. Üşenmezsen içine ceviz de koyabilirsin, hatta biraz da kekik, çok az. (Can, bunları akıl edemedi tabii.)

Oha, tekrar acıktım! Ginaydın...

Hiç yorum yok:

Bana Yaz

Ad

E-posta *

Mesaj *